Dün İstanbul Olimpiyat stadında oynanan İst.BŞ.Belediyespor-FB maçından hemen sonra sıcağı sıcağına oyuncuların ve teknik sorumluların açıklamaları oldu;
İst. BŞ Belediyespor’un kaptanı Efe İnanç “Halis Özkahya bunu düşünmeli. Futbolcuları tahrik eder konuşma tarzı vardı. Resmen bir tek dayak yemediğimiz kaldı” dedi.
Serhat ise “Bugünkü hakemin yönetimine bir şey diyemiyorum. Ancak bize karşı takındığı tavırlar doğru değildi. Biz elit kişileriz, Süper Lig futbolcularıyız. Bize karşı tavırları, konuşması, üslubu çok yanlıştı. Ben buradan Halis hoca için üzülüyorum, kendisine dikkat etmesini istiyorum” ifadelerini kullandı.
Fenerbahçeli Gökhan Gönül de “Mağlup olan takımın futbolcuları hakem hakkında açıklamalar yaptılar. Galip gelen takımın futbolcusu olarak ben de bir şeyler söylemek istiyorum. Sanki hakem maça çıkmadan önce hakeme ’Sahanın patronu sensin, istediğini yapabilirsin’ demişler. Nasıl cesaret vermişlerse artık. Bir şey söylediğimizde hemen kartı görüyoruz. Bazı hitap şekillerini çok yanlış buluyorum. Biraz daha dikkat etsinler” dedi.
Yani hakemlerin oyuncularla olan iletişim üslubunu eleştirdiler ve futbol kamuoyunun gündeme taşıdılar, dün ve bugün televizyonlarda, gazetelerde konu enine boyuna işlendi, bir çok yorumcu ve yazar sanki oyuncular sütten çıkmış ak kaşıkmış gibi insaf ölçülerini aşarak Sayın Halis ÖZKAHYA'yı hedefe koyarak hakemleri yerden yere vurdu.
Bir kez daha belirtelim ki biz ‘mavikokart’ olarak hakemlerimizin maç performansı üzerine olumlu yada olumsuz bir yorumda bulunmuyoruz. Hatta bazı maçlarda hakem performanslarının istenilen düzeyin çok altında kalmasının gerçek nedenin MHK’nin yanlış atamaları, hakemler üzerine çok yönlü baskısı ve eğitim hataları olduğunu bile bile hakem performansları üzerinde durmuyoruz.
Hakem performansları gerek hakem kökenli gerekse hakemlikle ilgisi olmayan yazar ve yorumcular tarafından yapılmaktadır, tamamen futbol kamuoyunun(hakemlerimiz dahil) eğitilmesi ve doğrunun açıklanması adına yapılan performans değerlendirmelerine de son derece saygı göstermekteyiz.
Futbol oyunun saha içindeki tek otoritesi hiç kuşkusuz hakemdir ve hakem bu otoritesinden taviz vermek istemezken oyuncular ise hakemin üzerinde bir biçimde baskı oluşturmak için otoriteyi zafiyete uğratmaya çalışırlar.
Futbol ailesi içinde insan ilişkileri ve hakem oyuncu iletişimi konusunda en çok eğitimi alanlar hakemlerdir. Bu konuda yıllardan beri akademisyenler ve psikologlardan destek alınmıştır. Hakemlerimizden en hırçın olanlar bile törpülenmiştir. Spor-Toto Süperlig den en alttaki U12 ligine kadar hiçbir hakemimizin oyunculara gereğinden fazla kötü davranması, olumsuz söz söylemesi, küfürlü konuşması kabul edilemez.
Bugün Sayın Halis ÖZKAYHA’nın oyuncularla olan iletişiminde üslubunu tartışmaya açan Süper lig oyuncuları dahil illerde oynanan amatör lig maçlarına kadar oyuncuların hakemlere olan davranışları niçin gündeme getirilmez?
Oyuncuların, teknik ekiplerin, kulüp başkanları dahil takım görevlilerinin, seyircilerin maçtan önce, maç esnasında, maçtan sonra, maçtan bir gün sonra, bir hafta sonra, bir ay sonra, bir yıl sonra, on yıl sonra her yerde(tv kameraları karşısı dahil) hakemlere küfür etme, hakaret etme, kötü söz söyleme, fiili tecavüzde bulunma hakları var mı? Oyuncuların maç öncesinde hakemleri dut sallar gibi sallamaları, şamar oğlanına çevirmeleri doğru davranış mı?
İst. BŞ Belediyespor’un kaptanı Efe İnanç “Halis Özkahya bunu düşünmeli. Futbolcuları tahrik eder konuşma tarzı vardı. Resmen bir tek dayak yemediğimiz kaldı” dedi.
Serhat ise “Bugünkü hakemin yönetimine bir şey diyemiyorum. Ancak bize karşı takındığı tavırlar doğru değildi. Biz elit kişileriz, Süper Lig futbolcularıyız. Bize karşı tavırları, konuşması, üslubu çok yanlıştı. Ben buradan Halis hoca için üzülüyorum, kendisine dikkat etmesini istiyorum” ifadelerini kullandı.
Fenerbahçeli Gökhan Gönül de “Mağlup olan takımın futbolcuları hakem hakkında açıklamalar yaptılar. Galip gelen takımın futbolcusu olarak ben de bir şeyler söylemek istiyorum. Sanki hakem maça çıkmadan önce hakeme ’Sahanın patronu sensin, istediğini yapabilirsin’ demişler. Nasıl cesaret vermişlerse artık. Bir şey söylediğimizde hemen kartı görüyoruz. Bazı hitap şekillerini çok yanlış buluyorum. Biraz daha dikkat etsinler” dedi.
Yani hakemlerin oyuncularla olan iletişim üslubunu eleştirdiler ve futbol kamuoyunun gündeme taşıdılar, dün ve bugün televizyonlarda, gazetelerde konu enine boyuna işlendi, bir çok yorumcu ve yazar sanki oyuncular sütten çıkmış ak kaşıkmış gibi insaf ölçülerini aşarak Sayın Halis ÖZKAHYA'yı hedefe koyarak hakemleri yerden yere vurdu.
Bir kez daha belirtelim ki biz ‘mavikokart’ olarak hakemlerimizin maç performansı üzerine olumlu yada olumsuz bir yorumda bulunmuyoruz. Hatta bazı maçlarda hakem performanslarının istenilen düzeyin çok altında kalmasının gerçek nedenin MHK’nin yanlış atamaları, hakemler üzerine çok yönlü baskısı ve eğitim hataları olduğunu bile bile hakem performansları üzerinde durmuyoruz.
Hakem performansları gerek hakem kökenli gerekse hakemlikle ilgisi olmayan yazar ve yorumcular tarafından yapılmaktadır, tamamen futbol kamuoyunun(hakemlerimiz dahil) eğitilmesi ve doğrunun açıklanması adına yapılan performans değerlendirmelerine de son derece saygı göstermekteyiz.
Futbol oyunun saha içindeki tek otoritesi hiç kuşkusuz hakemdir ve hakem bu otoritesinden taviz vermek istemezken oyuncular ise hakemin üzerinde bir biçimde baskı oluşturmak için otoriteyi zafiyete uğratmaya çalışırlar.
Futbol ailesi içinde insan ilişkileri ve hakem oyuncu iletişimi konusunda en çok eğitimi alanlar hakemlerdir. Bu konuda yıllardan beri akademisyenler ve psikologlardan destek alınmıştır. Hakemlerimizden en hırçın olanlar bile törpülenmiştir. Spor-Toto Süperlig den en alttaki U12 ligine kadar hiçbir hakemimizin oyunculara gereğinden fazla kötü davranması, olumsuz söz söylemesi, küfürlü konuşması kabul edilemez.
Bugün Sayın Halis ÖZKAYHA’nın oyuncularla olan iletişiminde üslubunu tartışmaya açan Süper lig oyuncuları dahil illerde oynanan amatör lig maçlarına kadar oyuncuların hakemlere olan davranışları niçin gündeme getirilmez?
Oyuncuların, teknik ekiplerin, kulüp başkanları dahil takım görevlilerinin, seyircilerin maçtan önce, maç esnasında, maçtan sonra, maçtan bir gün sonra, bir hafta sonra, bir ay sonra, bir yıl sonra, on yıl sonra her yerde(tv kameraları karşısı dahil) hakemlere küfür etme, hakaret etme, kötü söz söyleme, fiili tecavüzde bulunma hakları var mı? Oyuncuların maç öncesinde hakemleri dut sallar gibi sallamaları, şamar oğlanına çevirmeleri doğru davranış mı?
Hakemliği tercih eden kişiler bu olumsuzlukları kabullenmiş anlayışı yaygın, disiplin uygulamaları bu anlayış doğrultusunda gerçekleşiyor. Fakat hakemlerin üslubu biraz değişti mi hemen yakınmalar, sızlanmalar artıyor.
Yok beyler böyle bir şey yok, oyuncusu, çalıştırıcısı, yöneticisi, taraftarı ve hakemiyle hep beraber bu toplum içinde yaşıyoruz ve alışkanlıklarımız ve kültürümüz de aynı(dışardan getirilen oyuncu ve çalıştırıcılara ilk öğretilen hakeme itiraz ve baskı yöntemleridir) dolayısı ile hakemin üslubundan şikayet edenlerin önce kendi kapılarının önünü temizlemesi gerekir.
Hakem camiası geçmişte olumsuz konuşmalara ve üsluba acımasızca kurban vermiştir. Hiç unutulmaz galiba yıl 1998’di bir maçta FİFA yardımcı hakemi Sayın Ali Rıza ÇAKMAK bir oyuncuya kısık sesle küfür ettiği dudak okuma yöntemi ile belirlendi ve bu hakemlikten azledildi.
Bu gün artık camia hakemin üslubu sert diye yeni kurbanlar vermek istemiyor.
Yok beyler böyle bir şey yok, oyuncusu, çalıştırıcısı, yöneticisi, taraftarı ve hakemiyle hep beraber bu toplum içinde yaşıyoruz ve alışkanlıklarımız ve kültürümüz de aynı(dışardan getirilen oyuncu ve çalıştırıcılara ilk öğretilen hakeme itiraz ve baskı yöntemleridir) dolayısı ile hakemin üslubundan şikayet edenlerin önce kendi kapılarının önünü temizlemesi gerekir.
Hakem camiası geçmişte olumsuz konuşmalara ve üsluba acımasızca kurban vermiştir. Hiç unutulmaz galiba yıl 1998’di bir maçta FİFA yardımcı hakemi Sayın Ali Rıza ÇAKMAK bir oyuncuya kısık sesle küfür ettiği dudak okuma yöntemi ile belirlendi ve bu hakemlikten azledildi.
Bu gün artık camia hakemin üslubu sert diye yeni kurbanlar vermek istemiyor.
mavikokart
*MAVİKOKART özel haberidir, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
*MAVİKOKART özel haberidir, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

ben hakemlere kızmıyorum,kızamıyorum.bu mhk adamları hakem olarak değil,robot olarak kullanıyor.hakem de bir insan,futboldan,futbolcunun psikolojisinden anlamalılar.bu işler emrivaki olmaz.yazık,zavallı hakemler ne yapacaklarınıda şaşırdılar. sonunu iyi görmüyorum ya sonu inşallah bu mhk,tff'nin gidişi olurda herkes rahatlar
bravo mavi kokart futbolcular ak sutten cıkmıs gıbı konusurlar hakemı bozmak ıcın yher turlu fızıkı ve sozlu tacızı yap sonrada ustte cık halıs ıy ı mac yonetmedı ama uslubunda bencede fazlaca bır yanlıslık yok futbolcular avrupa da hakeme dokunamaz ıken turkıyede el kol ıle her turlu rezıllıg yapmaları kabul edılemez bu arada sarvan ın CİN ı elınde patladı
CİN SARVAN
CİN CİN OKCUOGLU
Kesinlikle Bir hakem o şekilde konuşamaz eğer dedikleri doğruysa saha içinde futbolculardan saygı ve terbiye bakımından üstün olan kişinin hakem olması gerekir.Artık astsubay hakemliği bitti Çağdaş Hakemlik geliyor.
Tff mhk hali ortada ne bekliyordunuz bunlar bir yerde patlayacaktı bu yukarıda nasılsa aşağıdada aynen böyle amatörler ne yapsın......
futbolcuların üslubunu neden tartışmıyosunuz.onların etiği küfürlere ne demeli.çoğunun kişlik problemi var.zayıf ve güçsüz. sadece çene onların yaptığı. hakem gerekeni söylemiş